İstanbul Finans Merkezi Kanun Teklifi TBMM’DE

TBMM Genel Kurulunda, AK Parti milletvekillerinin imzasını taşıyan İstanbul Finans Merkezi Kanunu Teklifi'nin tümü üzerindeki görüşmeler tamamlandı.

0 3

İYİ Parti Grup Başkanvekili Erhan Usta, siyasete girmeden önce İstanbul Finans Merkezi Projesi’nin teknik düzeyde koordinasyonunu yaptığını ifade etti.

Projenin hukuk sistemiyle, vergileriyle, diğer düzenlemeleriyle bütün Türkiye’ye entegre olmuş bir proje olduğunu anlatan Usta, projenin, “Ümraniye projesi” haline getirildiğini ve düzenlemedeki haliyle istihdama, uluslararası fon girişine ve bu kanallarla ekonomik büyümeye katkı sağlamasının mümkün olmayacağını öne sürdü.

Düzenlemeye göre teşviklerin ancak söz konusu alanda ofis kiralanması durumunda sunulacağına dikkati çeken Usta, “Şu devirdeki ilkelliğe bakın.” dedi.

İYİ Partili Usta, teklifin “Yabancılara verilen hizmetleri teşvik edelim ve döviz kazanalım” zihniyetiyle hazırlandığını söyleyerek, “Türk firmalarının ihtiyacı olan finansal hizmetlerin yurt dışına yönelmesine, hizmet alamamalarına neden olunacak. Türkiye iç piyasasında finansal hizmet fazlası yok, tam tersine açık var. Bu şekilde finansal hizmet ihracatını teşvik etmek, yurt içindeki ihtiyaç ve talebi karşılamamaya da neden olacak. Bazı hususlarda Dubai örnek alınmış gibi görünüyor. Dubai farklı bir merkez çünkü Dubai’nin lokalde bir finans hizmet ihtiyacı yok. Bizim gibi bir ülke değil. Dolayısıyla Dubai’de başarılan şeyin Türkiye’de başarılacağını düşünmek son derece yanlıştır.” ifadelerini kullandı.

Bir şehri veya bir ülkeyi finans merkezi haline getirmek için önce güven ve istikrar sağlanması gerektiğini belirten Usta, “Ekonomik istikrarın, hukuk güvencesinin, demokrasinin olmadığı; hürriyetlerin ve özgürlüklerin olabildiğince kısıtlandığı bir ülkede hiçbir yeri finans merkezi haline getiremezsiniz. Size gelen kaynaklar, olsa olsa sizi sömürmek için gelir. Ciddi taviz verirseniz üç beş kuruş para gelir ama geldiğinden daha fazlasını da götürür.” şeklinde konuştu.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanvekili ve MHP İstanbul Milletvekili İsmail Faruk Aksu, hukuki altyapıyla finansal rekabet gücünün artırılmasını mümkün kılacak öngörülebilirliğin ve güvenin tesis edilebileceğini anlattı.

Reel ekonominin ihtiyaçlarını karşılamaya, sürdürülebilir büyümeyi ve fiyat istikrarını sağlamaya yönelik politikaların etkili olabilmesinin, finansal sistemin sağlıklı şekilde işlemesini de gerektirdiğine işaret eden Aksu, teklifle bankalar, sermaye piyasası kuruluşları, katılım, finansal yatırım ve portföy yönetim şirketleri ile sigorta şirketleri gibi geniş yelpazedeki finansal kuruluşların tek bir konumda birleştirilmesinin mümkün olacağını kaydetti.

Aksu, İstanbul Finans Merkezinde gösterilecek faaliyetlerin, ülke ekonomisine önemli katkı yapacağını, ilave istihdam sağlayacağını ve Türkiye’nin toplam finansal hizmet ihracatını artıracağını vurguladı.

Küresel bağlantıların kesişim noktasında yer alan İstanbul’un, dört saatlik uçuş mesafesiyle 1,6 milyar nüfuslu, 30 trilyon dolarlık küresel ticaret hacminin ortasında yer aldığını ifade eden Aksu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sahip olduğu coğrafi konumu dolayısıyla günlük mesaisi hem Asya ülkeleriyle hem de Avrupa ülkeleriyle denk gelmektedir. Bu özelliğiyle İstanbul, piyasalarda önemli bir aktör olarak rol alabilmekte ve aktif bir iş merkezi olarak konumlanabilmektedir. 200 milyon yolcu kapasitesiyle İstanbul Havalimanı sayesinde her gün on binlerce misafirini ağırlayan, dünyanın altıncı, Avrupa’nın dördüncü en çok tercih edilen turizm rotası durumundadır. Milli gelirin üçte birinden fazlasını üretmesi ve ihracatın yarısından fazlasını yapmasından dolayı hem Türkiye hem dünya ekonomisinde önemli paya sahip bir finans ve iş merkezi olan İstanbul, 16 milyon nüfusuyla en büyük Türk kentidir. Bölgesel ve küresel gelişmelerle bu gelişmelerin sunduğu fırsatlar dikkate alındığında İstanbul Finans Merkezinin Türkiye ekonomisine önemli katkılar yapacağı da açıktır.”

Aksu, son yıllarda yoğun şekilde maruz kaldığı dayatmalara, ekonomik ve siyasi baskılara Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi sayesinde daha güçlü bir şekilde karşılık verebilen Türkiye’nin, bütün siyasi ve ekonomik tuzakları teker teker bozduğunu dile getirerek, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nden geriye dönüş olmayacağını; Türkiye’nin, Cumhur İttifakı kararlılığıyla küresel güç ve lider ülke olma hedefine yürüyeceğini belirtti. İsmail Faruk Aksu, “Cumhur İttifakı, Türkiye’nin ekonomik menfaatlerini, milli birliğini, toplumsal huzurunu, bekasını, refah ve zenginliğini temine kararlıdır.” diye konuştu.

HDP İstanbul Milletvekili Erol Katırcıoğlu, iktidarın bir yandan serbest piyasa ekonomisinden söz ettiğini, diğer yandan “serbest piyasa ekonomisinin vazgeçilmezi olan kurumları bakanlıklar vasıtasıyla tek adam yönetimine bağladığını” öne sürdü.

Hükümetin ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu konuya yönelik ideolojik bakışının değiştiğini savunan Katırcıoğlu, “O zamanlar serbest piyasa ekonomisinden, yabancı sermayeden söz eden Sayın Cumhurbaşkanı, şimdi bütün bu kurumları aşağı yukarı ‘dış mihraklar, dış güçler’ olarak niteliyor. Böyle baktığımız zaman İstanbul Finans Merkezi ne işe yarayacak Allah aşkına? Buraya gelecek mi o insanlar, o kurumlar?” sözlerini sarf etti.

İstanbul Finans Merkezi Projesi’nin, iktidarın zaman içinde ekonomik, siyasi ve ideolojik değişiminden dolayı kadük olduğunu veya bir rant projesine dönüştüğünü ileri süren Katırcıoğlu, “Yeni ekonomik model esasında ucuz Türk lirasına dayanıyor. Fakat İstanbul Finans Merkezi eğer gerçekten yurt dışından fonlar getirirse, Türk lirası değerlenecek. Dolayısıyla şu andaki projenize aykırı bir tutum ortaya çıkacak.” görüşünü savundu.

CHP Ankara Milletvekili Bülent Kuşoğlu, sorularına cevap alabilirlerse, eksik ve hatalara rağmen İstanbul Finans Merkezi Kanun Teklifi’ni desteklemek istediklerini, ancak seçilmiş kişilerin TBMM’ye gelerek bunlara cevap vermediklerini söyledi.

Bir süre önce İstanbul Finans Merkezini gezdiğini ve çok beğendiğini anlatan Kuşoğlu, “İstanbul Finans Merkezi, belki de dünyada fiziki olarak en iyi koşullara sahip finans merkezi olacak. Ama bina olarak var. Finans merkezlerini finans merkezi yapan demokrasidir, adalettir, şeffaflıktır, hesap verilebilirliktir. Bunlar yoksa, hukuk yoksa sadece binayla olur mu?” değerlendirmesinde bulundu.

Kuşoğlu, teklifle, buradaki şirketlere Türkçe kayıt tutmama imkanı tanındığını ifade ederek, “Finans merkezleri, finans merkezlerinde çalışan şirketler Türk hukukuna tabidir. Biz egemen bir ülke değil miyiz, nasıl Türkçe kayıt tutmazlar?” dedi.

TBMM Başkanvekili Nimetullah Erdoğmuş, teklifin birinci bölümünün tümü üzerindeki görüşmelerin tamamlanmasının ardından birleşime ara verdi. Erdoğmuş, aradan sonra komisyonun yerini almaması üzerine birleşimi, saat 14.00’te toplanmak üzere kapattı.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.