CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İzmir’de Toplu Üye Katılım Töreninde Konuştu

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Bu mücadele hak mücadelesidir, adalet mücadelesidir. Adalet Yürüyüşü daha bitmedi, daha yolun başındayız. Adalet mücadelesi ve Adalet Yürüyüşü bu ülkeye gerçek anlamda demokrasi gelinceye kadar devam edecek. Katıldığınız andan itibaren seller gibi akacağız. Güzel bir Türkiye’yi beraber inşa edeceğiz” dedi.

0 6

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İzmir Celal Atik Spor Salonunda CHP İzmir İl Başkanlığınca düzenlenen Toplu Üye Katılım Töreninde, partiye yeni katılan üyelere rozet taktı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, törende yaptığı konuşmada şunları söyledi:

“Evet, hepinize teşekkür ederim. Bürokratlara bir çağrı yaptım, “yanlışın altına imza atmayın” diye. “Kul hakkı yiyenlerden taraf olmayın” diye. “Adaleti savunun, yasalara uygun davrandığınız sürece sizin yanınızda olacağız” diye. Hiç kimsenin endişelenmemesi gerektiğini söyledim. Yeter ki adaletli olun, yeter ki doğru olun, yeter ki yasalara uyun. Dolayısıyla aramızda bulunan 17 imam kardeşime yürekten teşekkür ediyorum. Onlardan sadece bir şey istiyorum. Kul hakkı yiyenlerden, taraf olanlardan uzak dursunlar. Tek isteğim o. Biz adaleti savunuyoruz, beraberliği savunuyoruz, birlikte olmayı savunuyoruz, kadın erkek eşitliğini savunuyoruz, beraber olursak güçlü olacağız, birlikte olursak güçlü olacağız. O nedenle hep birlikte Türkiye’yi aydınlığa çıkaracağız bundan herkesin emin olmasını isterim. Karamsarlığa kapılmaya hakkımız yok. Mademki Milli Kurtuluş Savaşını verdik, mademki en zor koşullarda bu ülkeye bağımsızlığı getirdik, mademki en zor koşullarda mandayı reddettik; o zaman şimdi cumhuriyetin ikinci yüzyılına hazırlanırken beraber mücadele edeceğiz, birlikte mücadele edeceğiz, anca ve kanca beraber olacağız, bu ülkeye huzuru, bu ülkeye barışı, bu ülkeye kardeşliği getirinceye kadar.

Cumhuriyet Halk Partisine katılmak yeni sorumluluklar üstlenmek demektir.  Cumhuriyet Halk Partisi üyesi artık sıradan bir kişi değildir. Partisini bilecek, halkı bilecek, halkın sorunlarını bilecek, her sorunun nasıl çözüleceğini büyük bir sabır, dikkat ve bilgiyle karşısındakine aktaracak. Dolayısıyla Cumhuriyet Halk Partili olmak sıradan bir olay değildir. Cumhuriyet Halk Partili olmak, Mustafa Kemal ve arkadaşlarının verdiği Milli Kurtuluş Savaşının arkasında durmak demektir, bağımsızlığın arkasında durmak demektir. Cumhuriyet Halk Partili olmak demek, hiçbir çocuğun yatağa aç girmediği bir Türkiye’yi inşa etmek demektir. Cumhuriyet Halk Partili olmak demek, kadın erkek eşitliğini savunmak demektir. Cumhuriyet Halk Partisi olmak demek, İstanbul Sözleşmesini bir hafta içinde yeniden yürürlüğe koymak demektir. Cumhuriyet Halk Partili olmak demek, işsizlikle mücadele demektir. Cumhuriyet Halk Partili olmak demek; acıya, gözyaşına karşı durmak demektir. Cumhuriyet Halk Partili olmak demek; herkesin inancına, herkesin kimliğine, herkesin yaşam tarzına saygı duymak demektir. Cumhuriyet Halk Partili olmak demek; bilmediğimiz, tanımadığımız bir köyde, bir kasabada bir insan bir dram yaşıyorsa o yaşanan dramı içselleştirmek demektir. Cumhuriyet Halk Partili olmak demek; bu ülkede yaşayan 85 milyon insanın güler yüzlü olmasını savunmak demektir, dertleriyle dertlenmek demektir. Cumhuriyet Halk Partili olmak sıradan bir olay değildir.

Hayatın herhangi bir evresinde, nerede çalışırsak çalışalım ister bakkalda, ister fabrikada, ister tarlada, ister sokakta, ister parkta nerede olursak olalım; bu ülkenin insanları huzuru hak ediyor, bu ülkenin insanları yoksulluğu hak etmiyor, zenginliği, varsıllığı hak ediyor. Hakça bölüşmeyi hak ediyor. Beraber, birlikte olmayı hak ediyor. Biri yer biri bakarsa kıyametin ondan kopacağını atalarımız bize söyledi. Cumhuriyet Halk Partili olmak demek, gelir dağılımında eşitlik demektir. Herkesin karnının doyduğu bir Türkiye demektir. Cumhuriyet Halk Partili olmak demek, adaletten yana tavır takınmak demektir, adaletli olmak demektir.

Devletin dini adalettir, kainat adalet üzerine inşa edilmiştir. Adaletsizliğe karşı duracağız, beraber duracağız, birlikte duracağız. Sınava girip Türkiye’de derece alan, sözlü sınavda elenen bütün o gençlerin hakkını ve hukukunu sonuna kadar savunacağız. Hiç kimse unutmasın, TÜİK’in önüne yani Türkiye İstatistik Kurumunun önüne; işçinin, memurun, emeklinin, dul ve yetimin hakkını savunmak için gittik. Eğer işçinin hakkını savunmazsanız, memurun hakkını savunmazsınız, dul ve yetimin hakkını savunmazsınız o zaman niçin siyaset yapıyorsunuz sorusunu soracağız. Biz siyaseti halk için yapıyoruz, oligarklar için değil. Biz siyaseti halk için yapıyoruz, saray beslemeleri için değil. Biz siyaseti halk için, çocuklarımız için, evlatlarımız için yapıyoruz, bir avuç yandaş için değil. Bu ülkede bir tek çocuk huzursuzsa ve bir anne evladını doğru dürüst beslemeden yatağa yatırıyorsa hiçbirimizin uyumaya hakkı yok. Birlikte çalışacağız ta ki, en son evladımız da huzur içinde yatağa yattığı zamana, anne huzur içinde evladını okula gönderdiği zamana kadar. Bütün haksızlıklara karşı mücadele edeceğiz. Haksızlıklara karşı mücadele etmiyorsanız sizin siyaset yapmanızın bir anlamı yok. Üniversiteyi bitirmiş, doktora yapmış hala iş arıyor, hala iş bulamıyor. Birileri beş yerden, altı yerden maaş alırken birileri iş bulamıyorsa oturup düşünmemiz lazım. O nedenle Cumhuriyet Halk Partili olmak sıradan bir olay değildir. Cumhuriyet Halk Partili olmak adaletten yana, hukuktan yana, doğruluktan yana olmak demektir.

Ve Cumhuriyet Halk Partili olmak haktan yana olmak demektir, mazlumdan yana olmak demektir. Varsıldan değil, fakirden fukaradan yana olmak demektir. Onların da yaşayabileceği güzel bir Türkiye’yi inşa etmemiz gerekiyor. Beraber ve birlikte yapacağız. Birlikte. Yeni katılan arkadaşlarım için bunları söyledim. Yeni katılan arkadaşlar artık bilmeliler ki Cumhuriyet Halk Partili olmak sıradan bir olay değildir. Cumhuriyet Halk Partili olmak sorumluluk üstlenmek demektir. Ülkenin sorunlarına kilitlenmek demektir. Artı her sorunun nasıl çözüleceğini bilmek demektir. Kırsala gittiğinde işsizle karşılaştığınızda, üniversite mezunuyla karşılaştığınızda, ev kadınıyla karşılaştığınızda, parkta çocuklarla oynadığınızda neyin nasıl çözüleceğini her ortamda anlaşılır bir dille anlatmak demektir. O nedenle Cumhuriyet Halk Partili olmak kolay bir iş değildir, zor bir iştir. Çalışacağız, üreteceğiz.

Cumhuriyet Halk Partili olmak demek Yozgat’ın kokulu mercimeği varken dışarıdan mercimek ithal etmemek demektir. Bu ülkenin Harran ovası varken, Çukurova’sı varken dışarıdan pamuk ithal etmemek demektir, buğday ithal etmemek demektir. Kendi çiftçisini desteklemek, kendi çiftçisinin üretmesi için her türlü çabayı göstermek demektir. Cumhuriyet Halk Partili olmak demek beşli çetelere devleti teslim etmemek demektir. Beşli çeteler. Hiç kimse endişe etmesin, hakkı, hukuku ve adaleti savunuyorsak, haktan, hukuktan ve adaletten yanaysak beşli çetelerden fakirin fukaranın hakkını sormak benim temel görevim olacaktır ve bu görevi yaparken en büyük destekçim sizler olacaksınız, bu ülkenin insanları olacak. Bizim ülkemizde binlerce kişi işsizken, milyonlarca kişi işsizken, anneler, babalar evlatlarım nasıl iş bulur diye yakınırken, dertlenirken, acaba birilerine söylersem bir iş bulabilir miyim diye aranırken eğer siz milyonlarca göçmene kapıları açıyorsanız, Türkiye’nin sınırlarını yolgeçen hanına döndürüyorsanız buna karşı durmak Cumhuriyet Halk Partililerin görevidir, hepimizin görevidir.

“Sınır namustur” diye yazar bütün sınırlarda. Sınır namussa nasıl oluyor da yolgeçen hanına dönüyor? Sınır namustur diyor oralarda. Nasıl oluyor da uyuşturucu baronları rahatlıkla gidip gelebiliyor? Nasıl oluyor da uyuşturucu baronları istedikleri gibi bu ülkede at koşturabiliyorlar? Gazeteci hapiste, yazarı, çizeri hapiste, avukatı hapiste, 90 yaşında, 80 yaşında olanlar hapiste; uyuşturucu baronları dışarıda. O uyuşturucu baronlarının burnundan getirmezsem siyaseti bırakacağım. En büyük gücüm sizsiniz. En büyük gücüm bu ülkenin halkı. Halktan daha güçlü bir kuvvet yoktur. Kadınıyla erkeğiyle, yaşlısıyla genciyle beraber mücadele edeceğiz. Bu mücadele hak mücadelesidir, hak hak! Hak mücadelesi sıradan bir mücadele değildir. Bugün geldiğimiz noktada Cumhuriyet Halk Partisine katılın dedim. Bize katılın. Adaleti savunuyorsanız bize katılın. İşsizliğe karşıysanız, yoksulluğa karşıysanız bize katılın. Birileri hakkı, hukuku ihlal ediyor. Birileri haramla besleniyor. Helal lokma yemek istiyorsanız bize katılın, birlikte mücadele edelim. Alın terine değer vermek istiyorsanız, alın terinden yanaysanız, çiftçiden, üreticiden yanaysanız bize katılın, beraber mücadele edeceğiz. Türkiye ikinci yüzyıla adım atıyor. İkinci yüzyılda demokrasimizi, cumhuriyetimizi demokrasiyle taçlandıracağız. Herkesin düşüncesini özgürce ifade ettiği bir Türkiye, herkesin sokaklarda, caddelerde özgürce gezdiği bir Türkiye, herkesin karnının doyduğu bir Türkiye. Her üretenin hakkı olan geliri kazanabildiği bir Türkiye. Kadının ve erkeğin eşit olduğu bir Türkiye. Kadına yönelik şiddetin asla affedilmediği bir Türkiye. Bunları yapacağız. Bunları birlikte yapacağız.

İşin özeti; birlikte mücadele edeceğiz. Var mısınız, var mısınız? Teşekkür ederim. Birlikte mücadele edeceğiz. Bayrağımıza göndere çeken bütün sporculara, hepsine yürekten teşekkür ederim. Mücadelemiz kutlu olsun. Mücadelemiz mübarek olsun. Bu mücadele bir hak mücadelesidir unutmayın. Bu mücadele bir adalet mücadelesidir. Bu mücadele Türkiye’nin itibarının sağlanması mücadelesidir. Bu mücadele devleti yöneten hiç kimsenin birilerinin önünde eğilmemesi demektir. Bu mücadele devleti yönetenlerin ülke ülke dolaşıp para dilenmemesi demektir. Bu mücadele hak mücadelesidir, adalet mücadelesidir. Adalet Yürüyüşü daha bitmedi, daha yolun başındayız. Bu ülkeye gerçek anlamda demokrasi gelinceye kadar mücadelemiz ve yürüyüşümüz devam edecek. Katıldığınız andan itibaren seller gibi akacağız, seller gibi. Güzel bir Türkiye’yi beraber inşa edeceğiz.

Hepinize yürekten teşekkür ediyorum. Hepiniz sağ olun, hepiniz var olun. Beraber önce Türkiye, önce insanımız, önce adalet, önce demokrasi, önce hak, önce hukuk diyoruz.

Hepinize teşekkür ederim.

Çok sağ olun, var olun.”

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.